Özet
Ülkemizde, diğer gelişmiş ve liberal ekonomik sistemi benimsemiş ülkelerde olduğu gibi Devlet (bundan sonra konun özelliği nedeniyle “idare” olarak da anılacaktır), kamu hizmeti niteliğindeki görevlerini yerine getirebilmek için birçok alt yapı işlemlerini özel sektörde faaliyet gösteren kişi ya da kurumlara yaptırmaktadır. Bu, liberal ekonominin gereklerinden biri olduğu gibi idarenin kamu hizmetlerini daha iyi yerine getirebilmesi için de bir zorunluluktur, aksi takdirde idarenin kamu hizmetlerini kesintisiz yerine getirmesi mümkün olmayacaktır.Ancak uygulamada bu alt yapı hizmetlerinin yerine getirilebilmesi için özel sektörle sözleşme yapılıp, sözleşmenin konusu olan iş belirli bir aşamaya getirildikten ya da iş tamamen bitirildikten sonra işi yapan şirketlerin hak edişleri idare tarafından çeşitli bahaneler ileri sürülerek ödenmemekte ya da hak edişlerden önemli ölçüde ve işin niteliğiyle bağdaşmayan şekilde kesintiler yapılmaktadır.Söz konusu bu kesintilerin yapılması üzerine uyuşmazlık konusu sözleşmede öngörülen yargısal organlara başvurulmakta ancak nedense bu yargısal organlar tarafından sözleşmelerin yorumu hatalı yapılarak, idarenin yaptığı işlem hukuka aykırı olmasına rağmen bu kararlarda idarenin yaptığı işlem hukuka uygun bulunmaktadır.
