22 Şubat 2018Murat Volkan DülgerGündeme ilişkin yazı

Giriş

Kişisel verilerin korunması hakkının öneminin anlaşılmasıyla beraber konuya ilişkin her gün yeni gelişmeler meydana gelmekte. Bu gelişmelerin genellikle ya yeni yasal düzenlemeler ya da mahkemelere konu olmuş uyuşmazlıklara ilişkin verilen kararlarla gerçekleştiğini görüyoruz. Özellikle son dönemlerde kişisel verilerin korunması birçok davaya konu olmuştur. Bunun nedenini hem bu hak üzerinde gerçekleştirilen müdahale ve ihlallerin artmasına hem de bireylerin zamanla konunun bilincine varıyor olmasına bağlıyorum. Günümüzde kişisel verilerin korunması hakkının ihlali sonucunu doğuracak tehlikelerle karşılaşmamak mümkün değildir. Zira günümüz teknolojisi ve bilgi dünyası bunu zorunlu kılmaktadır.

Bununla birlikte özellikle somut olaylarda yaşanan uyuşmazlıklara cevap verebilecek nitelikte kapsamlı düzenlemeler ve içtihatlarla tehlikeyi en aza indirgemek mümkündür. Bu açıdan mahkeme kararları son derece önemlidir. Konuyla ilgili yaşanan son gelişmelerden biri de Sosyal Güvenlik Kurumu'nun tuttuğu kişisel sağlık verilerini satış konusu haline getirmesi ve bu hususun mahkeme kararıyla kanıtlanmış olmasıdır. Dava konusu olay CHP milletvekili A.A'nın, SGK'nın sağlık verilerini satmış olduğuna ilişkin iddiasını basın aracılığıyla duyurmasıyla başlamıştır. İddiaya göre SGK, kişisel sağlık verilerini eski milletvekili B.İ.'nin sahibi olduğu şirkete belli bir bedel karşılığında satmıştır. Ardından aynı iddia CHP milletvekili Ö.Ö. tarafından bu kez televizyon programında dile getirilmiştir. Bu iddialarla karşılaşan şirket sahibi B.İ.

İlgili yayınlar